Text

Photo
Photo
Text

Hayır, ben bir ahmak değilim! Tüm normlarınızı, gülüşlerinizi, acılarınızı ve en önemlisi; sizi reddediyorum! Beni eğlence aracı olarak metalaştırmanızı reddediyorum! İnsanların oyuncak olabildiği bir dünyayı reddediyorum! Paranızla beni satın almak istemenizi, sırf siz keyifli bir gece geçirin diye sizi eğlendirmeyi kabul etmiyorum. Çok önceleri yapmam gerekirdi bu konuşmayı fakat dönen çarkın işlemesi için sizleri mutlu etmem gerekti. Şimdi anlıyorum ki; çarkın dönmesinin benim için hiçbir anlamı yok. Ne de olsa ben sizden değilim. Ben sizin gözünüzde oyuncaktan farksız bir “insanım!” İnsanım dediğime bakmayın, sizler de biliyorsunuz ki; insan olmamın sizin gözünüzde bir değeri yok. Siz kendinizden olmayan “insanları” istemiyorsunuz, mekanikleşmiş varlıklar istiyorsunuz. Robotlaşmaya mahkum varlıklar istiyorsunuz. İstenileni yapmak için kendini feda eden maymunlar istiyorsunuz.

Sirkte derin bir sessizlik hakimdi ve palyaço acı bir gülümseme ve gözlerinde yaşlarla konuşmasına devam etti: Lakin size acıyorum. Sizler kendi gülümsemenizi unutmuşken, birileri tarafından gülümsemenizin o sahte suratlarınıza konulmasına acıyorum. Hep birlikte bana gülmenize acıyorum! Kendinizin bir yansımasına gülmenize acıyorum! Palyaço yüzündeki makyajı bir yandan siliyor, bir yandan konuşmasına devam ediyordu: Kendiniz yetmezmiş gibi bir de çocuklarınızı standartlaştırıyorsunuz. Ağız dolusu iğrenç kahkahalarınızı onlara da bulaştırıyorsunuz. Hiçbirinizin bu sirk hayvanlarının içinde olanları bilmediğinizi biliyorum. Sizin için önemli olan, o sirk hayvanlarının görevini yerine getirmesi. Palyaço cebinden bir bıçak çıkardı ve son sözlerini söylemek için yutkundu. Benim ölümümün sizlerde bir farkındalık yaratmasını diliyorum. İnsan olmayı tekrar hissetmenizi istiyorum. Aslında mekanikleşen varlıklar sirk hayvanları değil, sizlersiniz! Sizler için gözyaşı döküyorum. Ve son kez kendimi sizler için feda ediyorum. Robotlaşmış bir canlı olarak değil, insan olarak feda ediyorum… Palyaço ölürken son kez gökyüzüne bakar, yüzünde huzurlu bir gülümseme vardır…

Photo
Photoset

icanhearthesound:

İNİLTİ

Akıl hastalarının yazdıkları şiirler

(birnefesciksoyleyeyim gönderdi)

Photo

(arsenic-kiss gönderdi)

Text

“Sınırlar kadar hiçbir kısıtlamadan sıkılmadım ve kendi sınırlarım içinde sınırsızlığımı kurdum. Hiç değilse bana özgü bir sınırsızlık, kendi suskum, kendi çığlığımın sınırsızlığı.”

“Sordukları zaman, bana ne iş yaptığımı, evli olup olmadığımı, kocamın ne iş yaptığını, ana babamın ne olduklarını sordukları zaman, ne gibi koşullarda yaşadığımı, yanıtlarımı nasıl memnunlukla onayladıklarını yüzlerinde okuyorum. Ve hepsine haykırmak istiyorum. Onayladığınız yanıtlar yalnız bir yüzey, benim gerçeğimle bağdaşmayan bir yüzey. Ne düzenli bir iş, ne iyi bir konut, ne sizin “medeni durum” dediğiniz durumsuzluk, ne de başarılı bir birey olmak, ya da sayılmak benim gerçeğim değil. Bu kolay olgulara, siz bu düzeni böylesine saptadığınız için ben de eriştim. Hem de hiçbir çaba harcamadan. Belki de hiç istediğim gibi çalışmadan. İstediğiniz düzene (ayak uydurmak) o denli kolay ki…

Ama insanın gerçek yeteneğini, tüm yaşamını, kanını, aklını, varoluşunu verdiği iç dünyasının olgularının sizler için hiçbir değeri yok ki. Bırakıyorsun insan onları kendisiyle birlikte gömsün. Ama hayır, hiç değilse susarak hepsini yüzünüze haykırmak istiyorum. Sizin düzeninizle, akıl anlayışınızla, namus anlayışınızla, başarı anlayışınızla hiç bağdaşan yönüm yok. Aranızda dolaşmak için giyiniyorum. İyi giyinene iyi yer verdiğiniz için. Aranızda dolaşmak için çalışıyorum. İstediğimi çalışmama izin verdiğiniz için. İçgüdülerimi hiç bir işte uygulamama izin vermediğiniz için. Hiçbir çaba harcamadan bunları yapabiliyorum, bir şey yapıldı sanıyorsunuz.

Yaşamım boyunca içimi kemirttiniz. Evlerinizle. Okullarınızla. İş yerlerinizle. Özel ya da resmi kuruluşlarınızla içimi kemirttiniz. Ölmek istedim, dirilttiniz. Yazı yazmak istedim, aç kalırsın, dediniz. Aç kalmayı denedim, serum verdiniz. Delirdim, kafama elektrik verdiniz. Hiç aile olunmayacak bir insanla bir araya geldim, gene aile olduk. Ben bütün bunların dışındayım. Şimdi tek konuğu olduğum bu otelden ayrılırken, hangi otobüs ya da tren istasyonuna, hangi havaalanı ya da hangi limana doğru gideceğimi bilmediğim bu sabahta, iyi, başarılı, düzenli bir insandan başka her şey olduğumu duyuyorum.”

Tezer Özlü-Yaşamın ucuna yolculuk

Text

Photo
Tags: creepy nazi kid